20 Ekim 2017 Cuma

Siyaseti ve ticareti agresif yaptım

18 Mayıs 2012, 08:25
Siyaseti ve ticareti agresif yaptım
Bayanların; hem siyaset hem de ticaret yapabileceklerine en iyi örnek olan Yasemin Özdemir, “Siyasette kaybettiğimi düşünenler olabilir ama ben köşeleri olan bir insanım. Siyaseti de, ticareti de agresif yapıyorum. Amaç inandığın değerleri kitlelere aktarmaksa onu da dışarıdan rahatça yapabiliyorum” dedi.
2000 yılında evlenip, memleketi Manisa’dan Gebze’ye yerleşen Yasemin Özdemir, aktif kişiliğiyle kısa sürede siyaseten ve ticareten Gebze’nin tanınan isimleri arasında olmayı başardı. 2004 yılında kurduğu Alp Botanik’in Gebze’nin hatta Türkiye’nin tanınan Peyzaj firmaları arasında yer almasında büyük rol oynayan Özdemir, tahsil durumu ve dürüst duruşuyla bir dönemde AK Parti Gebze İlçe Teşkilatı’nda ilçe yöneticiliği yaptı. Hayat hikâyesini Pusula Dergisi ile paylaşan Yasemin Özdemir, hiç bilinmeyen yönlerini samimi bir şekilde ekibimize anlattı. Özellikle bayanların örnek alacağı açıklamalarda bulunan Özdemir, “Doğru yer, doğru zaman ve doğru kişiler” anlayışını ön planda tuttu. İşte Yasemin Özdemir ile yapılan özel röportajın ayrıntıları:
    
Yasemin Özdemir kimdir tanıyabilir miyiz?
1977 Manisa Turgutlu doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Turgutlu’da tamamladım. Liseyi, İzmir Kız Lisesi’nde yatılı olarak okudum. 1994 yılında ise Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nde Peyzaj mimarlığı bölümüne başladım. Üniversite yıllarında tanıştığım eşim Sedat Özdemir ile 2000 yılında evlenip Gebze’ye yerleştim. Bir çocuğum var. Gebze’de bulunan Alp botanik’in sahibiyim. Bir dönem AK Parti Gebze İlçe Teşkilatı’nda ilçe yöneticiliği görevinde bulundum.

Yasemin Özdemir nasıl birisidir?
BANA DOĞRUCU MAHMUT DERLER
Bana üniversitedeyken ‘Doğrucu Mahmut’ diyorlardı. Köşeli bir insanım. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilen biriyim. Siyaseti ve ticareti hep agresif yaptım. Aslında ticaret biraz yonttu beni ama siyasette bu yontulmayı beceremedim. Hiç siyasi davranamadım. Yanlış olduğunu düşünüyorsam karşımda kim olursa olsun yanlış yaptığını söylerim. Siyaset bunu kaldırmıyor ama buna rağmen kendimi değiştirmeyi düşünmüyorum. Aile hayatıma önem veririm. Başarılı olmak istiyorsanız aile hayatınız da mutlaka başarılı olmalı. Sabahları kalkıp oğlum Mustafa Alp’i okula bırakır, sonra işe gelirim. Akşam en geç 6.00-7.00 civarlarında evime gider ailemle ilgilenirim. İş zamanı iş, sosyal aktivite zamanı sosyal aktivite yapmayı tercih ederim. Son derece evcimen bir insanım. Evimi çok severim. Bulaşık yıkamaya bayılıyorum ve yemek yapmayı çok seviyorum.

İş hayatına ne zaman başladınız?
İş hayatına ilk olarak üniversite yıllarımda Bartın Belediyesi’nde part time çalışarak başladım. Üniversite bittikten sonra Aydın’ın Didim ilçesinde bir mimarlık bürosunda Peyzaj Mimarı olarak işe başladım. Didim’den sonra tanıdıklar vasıtasıyla Memleketim olan Manisa’nın Turgutlu Belediyesi’nde Peyzaj Mimarı olarak çalışmaya başladım. Turgutlu Belediyesi’ndeyken bir dönem personel eksikliğinden dolayı nikah memurluğu da yaptım. Daha sonra 2000 yılında Gebzeli olan eşim Sedat Özdemir’le evlenip Gebze’ye yerleştim. Gebze’ye geldikten sonra ise Maltepe’de bulunan bir mimarlık bürosunda yine Peyzaj Mimarı olarak çalıştım. Daha sonra oğlum Mustafa Alp doğunca iki yıl çalışma hayatına ara verdim. İki yılın ardından ise çok istediğim için ticaret yapmaya karar verdim ve kardeşlerimle birlikte Alp Botanik’i kurdum.
Alp Botanik’i kardeşlerimle kurdum dediniz. Ailenizde Gebze’de mi yaşıyor?

Ben evlenip Gebze’ye yerleştikten 7 yıl sonra ailemde Gebze’ye yerleşti. Daha sonra Kardeşlerimle birlikte 2004 yılında aile şirketimiz olan Alp Botanik’i kurduk.
 Alp Botanik çatısı altında ne gibi hizmetler veriyorsunuz?
“ÇİÇEKÇİ YASEMİN OLARAK ANILMAK İSTEMİYORUM”
Hem çiçek hem de botanik işini bir arada yapıyoruz. Çiçekçilik yapıyoruz ama ‘Çiçekçi Yasemin’, olarak anılmak istemiyorum. Hatta her platformda ‘çiçekçi değilim’ diye belirtiyorum. Özellikle devlet taahhüt işleri yapıyoruz. Örneğin; Türkiye’de çeşitli belediyelere peyzaj işleri yapıyoruz. Çevre düzenlemeyle alakalı her türlü hizmet işi mevcut. Fabrika bahçeleri, sahil düzenlemekleri, villa bahçeleri, rekreasyon alanı çevre düzenlemeleri gibi işler yapıyoruz. Mutlukent’te fidanlığımız var. Aynı zamanda fidan üretimi ve satışı da yapıyoruz.

Bütün çiçekçiler peyzaj işi yapıyor mu?
“GEBZE’DE EHLİYETLİ OLAN TEK ÇİÇEKÇİYİM”
Gebze’de bu anlamda bir ilk yaptım aslında. Ehliyetli bir insan olarak çiçekçilik yapıyorum. Meslektaşlarımın hiç birinde böyle bir durum yok. Gebze’de Peyzaj mimarı olup da çiçekçilik yapan yok. Bu anlamda güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. Kendi alanımda iyi işler yaptığımı da düşünüyorum. Ama daha işin başındayız. Çıtayı yükselteceğiz.

Peyzaj işini nasıl seçtiniz?
TIP OKUMAK İSTİYORDUM PEYZAJCI OLDUM
Aslında Peyzaj işi tamamen tesadüf oldu. Aklımda kesinlikle peyzaj işi yoktu. Hatta üniversiteye yerleşme formu doldurduğum zaman Peyzaj Mimarlığı, en son tercihimdi. Hiç biri tutmazsa bir yerde takılıp kalayım mantığıyla tercihlerime yazmıştım. Tesadüfen de Peyzaj Mimarlığı bölümünü kazandım. Üniversiteyi kazandığımda babamdan ciddi tepki aldım. Babam, ‘Bu bölümü ne yapacaksın’ diyordu. Tıp, tekstil mühendisliği gibi bölümler düşünüyordum. Çünkü başarılı bir öğrenciydim. İzmir Kız Lisesi’nde iken dereceye girmiştim. Dershane öğretmenlerim bile benden daha iyi bölümler bekliyordu. Babam dondurup yeniden sınava girmemi istemişti ama ben o riski göze alamamıştım. Bölüme başladıktan sonra çok sevdim. Hatta bölüm dördüncüsü oldum.
“SİYASETİN İLK DARBESİNİ ÜVİNERSİTEDE YEDİM”
Son senemde öğretim görevlisi olarak okulda kalmak için sınavlara girdim. Üniversitede siyasete bulaşmıştım. Okulun Dekan’ıyla zıt görüşlerde olduğum için okulda kalamadım. Bütün sınavları kazanmama rağmen ve almamaları için hiçbir sebep olmamasına rağmen öğretim görevlisi olarak kalamadım. Dört kişi başvurmuştuk diğer üçü girdi ben giremedim. Yani siyasetin ilk darbesini üniversitede yedim. Ama pişman değilim. Çünkü bu vesileyle ticaretle tanıştım. Birilerini çalıştırmak, onlara ekmek parası vermek, onlardan Allah razı olsun demelerini duymak anlatılmaz bir duygu. Ticaret, doğru yerde, doğru zamanda, doğru insanlarla yapıldığı zaman çok güzel bir şey…
Hedefleriniz nelerdir ve işe başlarken belirlediğiniz hedeflerinize ulaşabildiniz mi?

Alp Botanik’i kurarken tabiî ki hedeflerimiz vardı. Ama hedeflerimize ulaşmadık daha. Her sene hedef artışı yaptığım ve hedeflerim büyük olduğu için henüz ulaşamadım. Bu durum beni yıpratıyor ama adım adım yaklaşmaya çalışmak hoş bir duygu. Mesela şirketi kurarken sadece Gebze’ye ait olmayalım başka yerlerde de olalım istedik. Şuan Gebze’nin dışında birçok il ve ilçede iş yapıyoruz.

Okuldayken hangi partide siyaset yaptınız?
MHP’de siyaset yapıyordum. Çünkü sağ görüşlü bir insanım.

Gebze’de siyaset hayatınız nasıl başladı?
YILMAZ BAYRAM DAVET ETTİ
2008 yılında Yılmaz Bayram döneminde AK Parti’de siyasete başladım. Yılmaz Bayram’a beni önermişler. Kendisi beni ziyaret edip, ‘vizyonu olan, üniversite mezunu, ticaretle uğraşan birisiniz sizi de aramızda görmek istiyoruz’ diyerek yönetime davet etti. AK Parti’ye karşı bakış açımı sordu. Bende Başbakan Recep tayip Erdoğan’ın vizyonunu beğendiğimi ve takdir ettiğimi söyledim. O şekilde AK Parti’de aktif siyasete başladım.

Hangi görevlerde bulundunuz?
AK Parti Gebze İlçe Teşkilatı Tanıtım ve Birim Başkan Yardımcılığı görevinde bulundum. Bir dönem aktif siyaset yaptım. Ayrıca AK Parti’nin ilk üyelerindenim. O dönemde üyelik için eşime teklif gelmişti ama eşim işinden dolayı sıcak bakmamıştı. Bende ‘ben üye olayım’ diyip AK Parti’ye Tatlıkuyu Mahallesi’nden üye olmuştum.
Peki, siyaseti Yılmaz Bayram’la beraber mi bıraktınız?
Yılmaz Bayram’la beraber mi siyaseti bıraktınız lafını çok duyuyorum. Öyle bir şey yok. Bana göre, siyaset yapmak demek illa ilçe yönetiminde olmak veya aktif siyaset içerisinde olmak değil. Çünkü ben şimdi dışarıdan da aynı yönetimdeymişim gibi çalışıyorum. Hükümetin, belediyenin yaptığı çalışmaları insanlara anlatıyorum. İlçe yönetimindeyken de bunları yapıyordum, şimdide yapıyorum. Benim için bir şey fark etmedi. Hatta ticaretimle daha fazla ilgileniyorum bu daha çok hoşuma gidiyor. Hem bu durum şahsıma pozitiflik kazandırıyor.

Konu açılmışken; biliyorsunuz ki Gebze’de karışık bir kongre süreci yaşandı. Kırgınlıklar oldu, il yönetiminin ilçe yönetimlerine baskısı oldu. O dönemdeki yaşadıklarınızı, size göre yanlışları veya doğruları anlatır mısınız?
“YILMAZ BAYRAM BABAMIN OĞLU DEĞİL”
O süreci şöyle anlatayım. O dönem gerçekten zordu. Demin sordunuz ya Yılmaz Bayram’la birlikte mi bitirdiniz? diye. Eğer siyaset yapıyorsanız böyle bir lüksünüz yok. Yılmaz Bayram ayrı birey ben ayrı bireyim. O dönemde neden böyle düşünüldü biliyor musunuz? Çünkü ortada haksızlık vardı. Bende haksızlığa direndim. Yılmaz Bayram’da haksızlığa uğrayan taraf olunca öyle bir durum ortaya çıktı. Yılmaz Bayram babamın oğlu değil. Eğer o gün Yılmaz Bayram yanlış yapsaydı onunda karşısında da olurdum. O dönem Gebze’de ciddi baskı oldu. İl başkanı Mahmut Civelek’e; ‘Bir başarısızlık varmış gibi nitelendiriyorsunuz. Bu başarısızlığın tarifini bana yapar mısınız?, Yılmaz Bayram üç seçim geçirdi. Hepsinde de çıta hep yükseldi. Yılmaz Bayram’ın Aile hayatıyla alakalı bir sıkıntı mı var?’ dedim, hayır dedi. ‘Peki, eğitim düzeyimi dedim.’ Evet eğitim düzeyi dedi. ‘Koskoca Gebze’nin ilçe başkanı ortaokul mezunu olamaz’ dedi. Daha sonra atanan insan yani Ekrem Özenir’de ortaokul mezunu olunca düşünmek lazım. Ben çok açık ve net sorduğumda bana eğitim düzeyini söylemişlerdi. O yüzden bir sonraki adayın bir step önde olması gerekirdi. Ekrem Özenir’le bir sıkıntım yok. Kendisi siyasi duruşuyla beğendiğim, babam yaşında ve babama çok benzeyen bir insan. Ona da haksızlık yapıldı. İsmi yıprandı.

“AÇIKLAMA YAPMADAN KELLE KOPARDILAR”
Neyse onun isminin açıklanması bende şimşekleri çaktı. Ben ailemden ve işimden feragat edip parti için çalışıp mücadele ettim. Hiçbir açıklama yapmadan kelle kopardılar. Ben bu konuların üzerine gittiğim için böyle yaptılar. Haksızlığa karşı dik duruşumu sergiledim. Siyasette kaybettiğimi düşünenler olabilir ama ben kaybetmedim. AK Partiliyim ve AK Parti için hala çalışıyorum. Benim arkadaş olarak partide gördüğüm insanların beni yoldaş olarak görmeleri benim için daha önemliydi.
AK Parti’den yeniden teklif gelse değerlendir misiniz?
Aslında artık çok fazla önemli değil benim için ama yinede değerlendiririm sanırım. Aslında aktif olarak siyaset yapmak güzel bir şey ama AK Parti’de görev istenmez verilir. Bu bence çok doğru bir mantık yani bir görev verilirse reddedeceğimi düşünmüyorum. Çünkü ben gerçekten AK Parti ve Recep Tayip Erdoğan hayranıyım.
Gebze’de siyaset ne konumda ve sizce nasıl olmalı?
Tek kelime ile Gebze’deki siyaseti beğenmiyorum. Gebze’deki siyaset hakikaten siyaset değil. Özellikle AK Parti’nin kuruluğu yıllardaki siyaset yok. AK Parti’de siyaset yapanların mantalitesi daha güzeldi. Şimdi menfaat dünyası daha çok genişledi. Tabi muhakkak menfaat üzerine siyaset etmeyen siyasetçilerimiz var ama olanlar daha fazla.

Sizce AK Parti’nin ideolojisi var mı?
AK Parti hizmet partisidir. Bir ideolojisi var ve bende o ideolojiye sahip çıkan birisiyim. AK Parti zihniyet olarak değişmezse ben bu zihniyetin altında ömrüm boyunca devam ederim.
Gebze’deki bayanların siyasi ve ticari potansiyeli ne durumda?

ERKEK HEGEMONYASI FAZLA
Bakıldığı zaman Gebze 13 organize sanayi bölgesi ve TÜBİTAK gibi kurumlar var. Ticaret için verimli ama kozmopolit bir yer. Düşündüğünüz zaman ticari açıdan yüksek boyutlarda olan bir yerde kadınlar neden ticaret yapmıyor bende anlamıyorum. Çevremdeki bayanların yüzde 90’ı ticaret yapmıyor. Bu durum bende de soru işareti oluşturmuştur hep. Siyasette de kadınlar fazla aktif değil. Gebze’de siyaset ve ticarette erkek hegemonyası çok fazla olmasına rağmen kadınlar siyasette ve ticarette daha fazla ön plana çıkabilir.
Kadınları bu anlamda yönlendirecek bir platform var mı?

GESİAD var. GESİAD’ın kadın komitesi kuruldu. Ama şuan Gebze’den az kişi var. Ticaretin merkezi olan bir yerde kadınların az sayıda olması acı bir durum. GESİAD’ın bu anlamda bir projesi var. Sanıyorum ki bu vesileyle ticaret yapan kadınlar daha da çoğalacak.

Kadınlara ne gibi çağrıda bulunmak istersiniz?
Ticareti; doğru yerde, doğru kişilerle ve doğru zamanda yapıyorsanız inanılmaz haz verici bir durum. Ama tabiî ki sistemli olmak lazım. Çalışılacak firmaları ince eleyip sık dokumak lazım. Kendisine güveni olan her bayan ticarete ve siyasete hiç durmadan atılmalıdır. Ben kendi durumumdan memnunum.
En iyi hangi yemeği yapıyorsunuz?
Balık çeşitlerinin hepsini çok iyi yaparım.

Boş zamanlarınızda neler yaparsınız?
En çok istediğim şey siyasi kitaplar okumak ama bir türlü kendimi kitaba adayamadım. Gezmeyi tozmayı sever, önem veririm ama ona da vaktim olmuyor çünkü Cumartesi Pazar günleri de çalışıyorum. Aktif siyasete ara verdikten sonra boş zamanlarımı genelde ailemle geçirmeye çalışıyorum.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    YAZARLAR Tümü

  • GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Yeni internet gazetesi sitemizi Beğendiniz mi?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK OKUNANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    SAYFALAR

    ARŞİV